Translate

Bu Blogda Ara

62-Emek, ancak emek örgütlerinin ortak mücadelesi ile kurtulur!-evrensel-18nisan2010



Emek, ancak emek örgütlerinin ortak mücadelesi ile kurtulur!

Emek sinemasının yıkılacağı duyulunca eylem ve etkinliklerde gündeme geldi. AKM yıkılacaktı, verilen mücadeleler sonucu şimdilik kurtarıldı. Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu tüm itirazlara rağmen yıkıldı yenisi yapıldı, tartışmaları hala sürüyor. Hukuk ve demokrasi mücadelesi birlikte veriliyor.İstanbul’da özellikle Mimarlar Odası ile birlikte mücadele eden kişi ve kurumlar bu mücadelenin başını çekiyor. Son olarak Emek sinemasının yıkılması gündeme gelince, Mimarlar Odası Büyükkent şubesi Karaköy’deki yerlerinde geniş katılımlı bir toplantı yapıldı. Duyarlı tüm kişi ve kurumların katılımına açık olan bu toplantıda, süreç tartışıldı ve nasıl karşı konulacağının yol ve yöntemleri tartışıldı. Sivil toplum kuruluşları ve İKSV ilgilisi yada yetkilisi de vardı.Kimi Emek sinemasının nostaljisinden bahsetti, kimi tarihin yağmalanmasından. Bir grup genc arkadaşın sorgulayıcı yaklaşımı önemli idi. Birde Kentsel dönüşüm üzerine belgesel ve bilimsel çalışmalar yapan arkadaşlar. Sonuç Emek Sineması yıkılmasın yaşasın.
Kentsel Dönüşüm Projesinin amacı  olan Finans ve Sanat merkezli bir steril alan olarak  Beyoğlu bölgesi ve Ülkenin bir çok ilinde yürütülen dönüşüm çalışmaları hızla devam ediyor. Emek Sineması meselesi lokal kalıyor, Toplumsal muhalefet örgütlenirken o tiyatrocuların sorunu, bu sanatçıların sorunu, diğeri işçilerin sorunu gibi darlaştırılırsa ki öyle görünüyor, parçalara bölünmüş toplumsal muhalefet ne kadar başarılı olur?
İktidar özellikle böyle parçalı bir muhalefet olsun diye kendi sivil toplum örgütlerini kuruyor olmadı var olanların yönetimlerini ele geçirmek için taktik savaşları veriyor. Herhalde şimdilerde en büyük arzuları da Mimarlar odasında etkili olma sevdalarıdır.
Breht’li Bienaller, Su Forumları, Kültür ve sanat soslu etkinliklerine son olarak ekledikleri Avrupanın başkenti İstanbul 2010 ve  Kentsel Dönüşüm’ün Toki ile gerçekleşen muhteşemliği!
Seka, Sümerbank, Tariş, Tuzla, Tekel, Hes, Suyun Ticarileştirilmesi, AKM, Emek Sineması gibi saymakla bitmeyecek sorunların birbirleriyle ilişkisi ve genel bir direniş hattının önemi ortada. Bu noktada Sanatçıların ve Aydınların birleştirici, aydınlatıcı olma rolleri vardır. Tekel direnişinde gösterilen dayanışmanın yaygınlaştırılması ve lokal sorunlarda değil bütün bir direniş hattında örgütlenmesi gerekiyor.
Neo liberal politikalara karşı mücadele yalnızca ekonomik alan mücadelesi olmayıp, sanat ve kültür alanında oluşturduğu dile karşı kendi dilimizi kullanacağımız alanları da kapsamaktadır. Aydınların Sanatçıların  işçilerle buluşması sağlanabilmeli. Şimdiye kadar katledilen ve bir çoğu karanlıkta kalan cinayetlerin aydınlatılması bu anlamda da önemlidir. Ancak aydınıyla, işçisiyle birleşmiş bir güç, gerçek toplumsal muhalefeti sağlar. Sanatçılar kendi başlarına bir şey yapamazlar. Emekten yana sanatçıların ürettiklerinin emek ve demokrasi örgütleri tarafından değerlendirilmesi, paylaşılması ve desteklenmesi önemlidir.
Bu yıl 1 Mayıs İstanbul’da 1 Mayıs alanında kutlanacak. 1977 de 500 bin emekçinin doldurduğu Taksim meydanı, uzun yıllar sonra resmi olarak ta valinin açıklamasıyla ;
1 Mayıs, resmi olarak işçi ve emek bayramı olduğu için, mitinglere kapalı olduğu halde, bayram olduğu için bu yıl sendikaların öncülüğünde izin verilebileceğini açıkladı.” Hayırlı olsun diyelim. O zaman sendikalara düşen de o meydana 500 bin bir emekçi ile girmek olmalı. Atölye atölye, fabrika fabrika, ev ev, mahalle mahalle çalışıp Tekel direnişinin meyvalarını olgunlaştırıp 26 Mayıs da yapacaklarını açıkladıkları genel grevin başarıya ulaşmasını sağlamaları gerekiyor. Yoksa Taksim 1 mayıs alanı olmuş, yalnızca iktidarın seçimlerde kullanacakları ‘demokratik açılım’ dan sonra kullanacakları “1 mayıs “ reklam malzemesi olabilir. Meseleyi birde bu yanıyla değerlendirmek gerekiyor.
Mayısa ait notlar:

-Emek Partisi’nin düzenlediği  1 Mayıs afiş tasarımları sergisine katılım için zaman daralmakta. Gerekli bilgileri www.emep.org  ve emekpartisi@emep.org.  mail adreslerinden alabilirsiniz.
-V. İşçi filmleri festivali kapsamında bu yıl yapılması açıklanan fotoğraf sergisine katılım için geri sayım devam ediyor.
Detaylı açıklamaları: www.redfotograf.com, www.iff.org.tr , www.sendika.org. sitelerinden edinebilir redfotograf@gmail.com ve  galatafotografhanesi@gmail.com mail adreslerinden bilgi alabilirsiniz.

Bu hafta Kütahya’dan Sevil Tunç’un “Hayatın İşaretleri” yorumuyla fotoğrafını veİstanbul’dan Özgür Özdemir’in 2 fotoğrafını paylaşıyoruz. Sizlrinde yorumlarınızı ve fotoğraflarını beklediğimi hatırlatırken bol fotoğraflı bir hafta diliyorum.

1— Fotoğraf: Özgür Özdemir: Yansıma
            Sevil’in hayatın işaretlerine de uyan bu fotoğraf, yalnızlığın yansıması olarakta algılanabilir gibi. Kompozisyon bakımından gayet iyi yerleştirilmiş bir kare. Bu yalnızlığı giderecek bir insan ya da insanda, suya yansıyan görüntünün yarattığı estetiğin içinde olma isteği. Gözüne sağlık Özgür.

2-  
















          Fotoğraf : Özgür Özdemir
Güzel ama eksik bir fotoğraf. Gök yüzü fazla boş bulutlar yok vs. Belki daha az bırakılıp sandallar daha fazla olmalıydı. Kompozisyon olarak sandalların elips olarak yerleştirilmesi iyi. Üç figür ve ağ yerinde. Yinede anlatım olarak başarılı. Bir işe başlarken yapılması gereken hazırlığın önemini anlatıyor.

      



      Fotoğraf Sevil Tunç.
Sevil zaten fotoğrafın yarattığı duyguları dile getirmiş. Sağolasın Sevil.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınızı yazarsanız yardımcı olursunuz...