Translate

Bu Blogda Ara

395-30.6.2017-SOVYETLERDE FOTOĞRAF-10- Fotoğrafçı bir aile; Baba Karl Bulla ve oğulları*

Evrensel gazetesi
Kadraj köşesi
395) 30 haziran 2017
özcan yaman


SOVYETLERDE FOTOĞRAF-10-
Fotoğrafçı bir aile; Baba Karl Bulla ve oğulları*


Baba Karl Bulla (1855-1929), Bulla kardeşler Viktor Bulla (1883-1938)
Ve Aleksander Bulla (1881 - 1934)
1920 / 1930’ların fotoğrafçıları ve fotoğraf örnekleriyle devam edelim.
Karl Bulla, 1855'de Prusya'da doğan ünlü bir Rus fotoğrafçıydı. Rusya'da "fotoğrafın babası" olarak anılıyordu. Daha 1886'da kamerasını sokaklara çevirmişti. Fotoğraf ve baskı tekniklerinin ilerlemesiyle 1894'te kartpostallar, gazete ve dergilerde fotoğrafları kullanıldı. O günkü koşullarda Bulla’nın fotoğraflarının kullanımı imajını artırdı. Bulla reklamını verdiği gazetelerde reklamını şöyle yapıyordu; " Usta fotoğrafçı-illüstratör Karl Bulla, resimli dergiler için her yerde dışarıda, içeride veya gece yapay ışık altında fotoğraf çekiyor"
1916'da Karl Bulla, firmasının yönetimini oğulları Alexander ve Victor'a devretti ve Ösel Adası'na taşındı (Estonya). 1929'da ölümüne dek etnografik fotoğraflar çekerek ve Estonya'lı çocuklara fotoğrafın temellerini öğreten sakin bir hayat yaşadı.

1935 yılında, Yaklaşık 132.683 negatiften oluşan Bulla ailesinin fotoğraf koleksiyonu Ekim devriminin arşivlerine ve Leningrad Bölgesi sosyalist inşasına teslim edildi. Arşiv, büyüdü ve şimdi Karl Bulla'nın ve oğullarının yaptığı 200,000'den fazla negatiften oluşan bir arşiv geriye kaldı.
Karl Bulla’nın oğlu Viktor Bulla 1899'da St. Petersburg'da bir İngiliz okuluna gitmiş ve Almanya'da fotoğraf eğitimine başlamıştır. Çalışmalarını tamamladıktan sonra kardeşi Aleksander ile babasının fotoğrafçılık firması Bulla’da fotoğrafçılığa başlamışlardır.
Viktor'un on dokuz yaşında iken Rus-Japon savaşı boyunca Sibirya Rezerv Tugayı'nın fotoğraf muhabiri olarak çalıştı. Başarılarından dolayı cesaret ödülü olarak Gümüş Madalyayı almıştır.
Savaştan sonra, aile fotoğraf ajansında bir foto muhabir olarak çalıştı. 1909'da kardeşi Aleksander ile bir belgesel film şirketi olan Apollo'yu kurdu. Viktor, ortaklığın kameramanı, yapımcısı ve yönetmeniydi. Apollo, spor olaylarını içeren haber filmleri, doğa filmleri üretti ve dağıttı. Klasik edebiyat eserlerinin sinemaya uyarlanmalarında çalıştı.
Birinci Dünya Savaşı'nın başlangıcından sonra Viktor, 1917-1918 yıllarının devrimci olaylarını çeken ve “1917 Şubat Devrimiyle Petrograd Devrimi” başlıklı bir belgesel filmin yaratılmasında yer alan aile fotoğraf ajansında çalışmaya döndü.  Dinamik ve karanlık çekimleri, Sergei Eisenstein ve M. Chiaureli'nin 1917 devrimiyle ilgili filmlerin yaratımında temel oluşturdu.
Viktor, Ekim 1917 ayaklanmasının olaylarını fotoğrafladı ve Petrograd Sovyetinin filmlerinde fotoğrafçılık yaptı. Lenin'i 1919 - 1920'de Rus Komünist Partisi'nin sekizinci ve dokuzuncu kongresinde, 1920 - 1921'de Komintern'in ikinci ve üçüncü kongrelerinde çeken fotoğrafçıdır. Lenin'in film ve fotografik tasvirlerinin öncülerinden biriydi . Birçok ünlü Rus Lider Grigori Zinovyev , Lev Kamenev , Stalin ve diğer Sovyet ve Parti liderlerinin portresini oluşturdu.
1928'de Viktor ve kardeşi Aleksander, Bull kardeşler olarak Sovyet fotoğrafçılığına 10 yıl boyunca 30 fotoğraf gönderdi . Jüri Viktor'a onursal bir diploma verdi. 



foto viktor bulla

viktor bulla

May 1st1920




394) 23 haziran2017 - SOVYETLERDE FOTOĞRAF-9- 1920-1930’lar...

Evrensel gazetesi
Kadraj köşesi
394) 23 haziran2017
özcan yaman
SOVYETLERDE FOTOĞRAF-9-
1920-1930’lar...


 “Saraylar, tapınaklar, mezarlıklar ve müzeler için değil;
Hayat için çalışın.
Herkesin arasında, herkes için ve herkes ile birlikte çalışın.”
Aleksandr RODCHENKO
1917 Bolşevik Sosyalist Devrimi tarihin gidişatını değiştirdi. Fotoğraf bu değişimde üstlendiği rolü başarıyla yerine getirdi. Batı, “komünizm hayaletinden” korkusu yüzünden her alanda olduğu gibi fotoğrafta da Sovyet fotoğrafçıların tanınmasını bilinmesini engellemeye çabaladı. Bir anlamda da başarılı da oldular sayılır. Bugün fotoğraf denilince batılı fotoğrafçıların akla gelmesi ve bilinmesi bundandır. Fakat fotoğraf dünyasına katkıları görünürlüklerini sağlamıştır.
Sovyet fotoğrafçılar, parlak bir proleter geleceği bekledikleri gibi, fotoğrafın  proleteryanın hizmetinde nasıl kullanılabileceğini gösterdiler. Fotoğrafı belgesel ve deneysel iki ana damardan beslediler. 
1920'ler ve 1930'lardaki Sovyet fotoğrafçıları, devrimin ilerlemesi, vatanseverlik ve fedakârlık gibi canlı simgeler üzerine kurulmuş yeni bir mitoloji yarattı. Basım ve yayın teknolojilerindeki gelişmeler, gazetelerin, dergilerin ve afişlerin çoğalmasına neden oldu ve Rus nüfusunun büyük ölçüde okuma yazması bilmeyen bölümlerine ulaşmasını sağladı. 1920'lerin ve 1930'ların Sovyet fotoğrafçıları gerçek vizyonerlerdi.
1920-1930'ları Sovyet Fotoğrafçılığının erken dönemi olarak sayabiliriz.
Max Alpert (1899-1980), Nikolai Andreev ( Victor Bulla (1883-1938), Semyon Fridlyand (1905-1964), Alexander Grinberg (1885-1979), Sergey Ivanov-Alliluev (1891-1979), Valentina Kulagina (1902-1987), Sergey Lobovikov 1870-1941), Moisei Nappelbaum, Nikolai Petrov (1874-1940), Aleksandr Rodchenko (1891-1956), Arkady Shaikhet (1898-1959), Arkady Shishkin (1899-1985), Mikhail Tarkhanov (1888-1962), Vasily Ulitin (1888-1976) ve M. Vitoukhnovsky (-)bu dönemin öne çıkan fotoğrafçılarıdır.(1)
Fotoğraf, 1930'larda sosyalist gerçekçiliğin yükselişiyle yeni Sovyet toplumunun en etkili sanat formu ve propaganda aracı oldu. 
Max Alpert
Max Alpert (1899-1980) Simferopol'da (Kırım) doğdu, ancak Odessa'ya yerleşti. 1919'da Kızıl Ordu'ya girdi. Hizmetin ardından Moskova'ya taşındı ve burada Rabochaia Gazeta ve Pravda'nın foto muhabiri olarak başladı.  Proje çalışmalarında; “Dnepr'deki hidroelektrik santrali”nin fotoğrafları ve “Fergana Kanalı”nın yapımı üzerine fotoğraf serileri önemlidir. Arkady Shaikhet ve Solomon Tules ile "Fillippov Ailesinin Hayatında Yirmi Dört Saat" projesinde çalıştı; 1930'ların başında Sovyet işçilerinin güvenli ve mutlu yaşantısını, kapitalist ülkelerdeki işçilerin yaşam tarzları arasındaki farkları kamuoyuna duyuran bir dizi gerçekleştirdiler. İkinci Dünya Savaşı sırasında Alpert TASS muhabiri olarak cephelerde çalıştı. Savaş sonrası Novosti basın ajansında muhabir olarak çalıştı.

Foto: max alpert

max alpert-tabur komutanı 1942

max alpert




393) 16 haziran2017-SOVYETLERDE FOTOĞRAF-8- Dünyayı görmeyi öğrenmek...

Evrensel gazetesi
Kadraj köşesi
393) 16 haziran2017
özcan yaman


SOVYETLERDE FOTOĞRAF-8-
Dünyayı görmeyi öğrenmek...
Proletarya;
hayat ile geçmişin egemen sınıflarının ilgilendiği
sanat arasındaki keskin ayrıma nihayet son vermelidir.
Anatoli Lunaçarski

Sovyet fotoğrafçılığının iki büyük paylaşım savaşı (1914-1918 / 1940-1945) yılları ortasında geliştiğini söyleyebiliriz. Sinema ve fotoğraf “Kamera bir silahtır” sloganıyla sınıf mücadelesinin içinde ve gelişiminde kendini göstermiştir. 1917 Sovyet devrimi fotoğrafçılara ütopyaların gerçekleşmekte olduğu inancını verdi. Devrimin başarıya ulaşması için çalıştılar. Sosyalizmin başarıya ulaşmasında fotoğrafı ve sanatı yeni bir içerikle kullandılar. Sovyet fotoğrafçıları dünyayı görmeyi öğrettiler.
Alexander Rodchenko, Mayakovsky gibi çok yönlü sanatçılar hem devrime sahip çıkmışlar bir militan olarak katılmışlar hemde fotoğrafı propaganda, eğitim ve sanat alanlarında düşünceye biçim vermede bir araç olarak kullanmışlardır.
Devrim öncesi ve sonrasında Sovyet fotoğrafçılığı deyince tarihe not edilen adları burada anmanın önemli olduğunu düşünüyorum.
Mikhail Nastyukov (1840-1883) Andrei Osipovich Karelin (1837-1906), Johann Paul Raul (?),Ivan Fedorovich Barschevsky (1851-1948), Dmitri Ivanovich Yermakov (?),Nikolay Sergeevich Krotkov (?)Peter Braborkov (?) Vasiliy (William) Carrick (1827 – 1878), Yevgeny Vishnyakov (1841 - 1916), Sergei Levitsky (1819-98), Maksim Petrovich Dmitriev (1858-1948), Leonid Vladimiroviç Shokin (1896-1962), Benjamin Leontevich Metenkov (1857-?)
Alexander Rodchenko (1891-1956), Vlademir Mayakovski (1893-1930) El Lissitzky (1890- 1941) Yevgeny Khaldei (Chaldej) (1917-1997),( Boris Ignatovich 1899-1976), Naum Granovsky (1898-1971), Mark Markov-Grinberg (1907-2006), Arkadiy Shishkin (1899-1985), Eleazar Langman (1895-1940), Erwin Volkov (1920-2003), Igor Gnevashev (1936-2016) Igor Zotin (1939-), Arkadiy Shaikhet (1898-1959) Mikhail Prekhner (1911-1941), Pyotr Otsup (1883-1963), Yakov Ryumkin (1913-1986), Alexander Ustinov (1909-1995), Andrey Knyazev (1932-2003), Vasily Egorov (1914-2007), Semyon Friedland (1905-1964), Dimitry Baltermants (1912-1990), Alexander Grinberg (1885-1979), Max Alpert (1899-1980)...
Sosyalist ideolojinin sanat kuramı olarak “Sosyalist Gerçekçilik” sanat akımlarıyla sorunlar yaşamıştır. Fütürizm, Avangard, Dada, Konstrüktivizm, Süprematizm, Sembolizm vb. ile nasıl bir sosyalist anlayış olabileceği çokca tartışılmıştır. Sanat akımlarının içerikleri değişmiş, yenilenmiştir. Sovyet devrimi sanatın iktidarını Avangart sanat akımına bırakmış ama süreç içinde çatışmalar kaçınılmaz da olmuştur. Farklı bakış açılarıyla ilerlemiş ve dünyayı etkileyen ya da bir döneme damga vurmuş sanat akımları olarak tarihe geçmişlerdir.
Bu durum fotoğraf içinde geçerlidir. Sovetskoe foto (Sovyet fotoğrafçılığı) dergisi 1926’da yayınlanır. Sovetskoe'nun ilk sayısının kapağınıda rodechenko tasarlar,  sayfalarında, Rodchenko da dahil olmak üzere avantgard fotoğraf sanatçılarının fotoğrafları yayınlanmıştır.  Hatta biçimci olmakla suçlanarak (yabancı ve elit bir tarzı yansıttıklarını ima edilerek) kınanmıştır. 1928'de Rodchenko'yu Batı Avrupa fotoğraf sanatçıları László Moholy-Nagy ve Albert Renger-Patzsch'ın konusunu ve kompozisyonlarını biçim olarak taklit etmekle suçladılar. 1934'te hükümet, yalnızca sosyalist gerçekçiliğin proleter tüketime uygun olduğunu ve Rodchenko'nun buna uyduğuna karar verdi. Bununla birlikte sanat derneklerinde Rodchenko’ya görevler verildi. O dönemlerde yayınlanan dergilerde “Sosyalist Gerçekçilik” kuramı geçerli olmak üzere zaman zaman farklı sanat anlayışları hakim oldu. Fotoğraf bu bağlamda gelişti. Fotoğrafçılar yeni anlayış ve biçimleri geliştirdiler kullandılar. Manzara, portre, Belgesel, Soyut, foto jurnalizm gibi alanlarda özgün çalışmalara imza attılar. Dünyaya örnek oldular.

Haftaya bazı fotoğrafçıların çalışmalarından örneklerle devam edeceğiz.    
Afiş: rodchenko-Constructivism3_detail_em



392) 9 haziran2017- SOVYETLERDE FOTOĞRAF-7- Herkes Fotoğraf Çekebilir...

Evrensel gazetesi
Kadraj köşesi
392) 9 haziran2017
özcan yaman

SovetskoePhoto_1926-01-ilk sayı tasarım: Rodecenko

SOVYETLERDE FOTOĞRAF-7-
Herkes Fotoğraf Çekebilir...
“...Ya yıldızlara götüreceğiz hayatı,
ya da dünyamıza inecek ölüm...”
Nazım Hikmet

Ekim devrimi sonrası Almanya’da 1921 yılında “Sowjet Russland im Bild” (Fotoğraflarla Sovyetler Birliği) yayınlanır. 1922’de 10.000 tirajla "Orak ve Çekiç" (orak & Hammer) dergisi yayınlanmaya başladı. 1924 yılında ise 180.000 tiraja ulaşmıştı.
1925’te ise AIZ ( Arbeiter Illustrierte Zeitung/Resimli İşçi dergisi)” Orak ve Çekiç dergisinden aldığı mirası geliştirdi. Bir yandan batıya genç Sovyetleri anlatıp tanıtırken diğer yandan da Sovyet devriminin ideolojik açılımlarını sayfalarına taşıyordu. Hitlerin iktidara gelişine kadar düzenli yayınlanan dergi kapandığında haftalık 500.000 tirajı aşmıştı.  “Herkes Fotoğraf Çekebilir” sloganıyla  İşçilere fotoğraf çekimleri öğretiliyor ve işçilerden gelen fotoğraflar yayınlanıyordu. İşin öznesi işçi sınıfı olduğuna göre işçilerin fotoğrafla ilişkileri sağlanmalı ve kendi gerçeklerini kendilerinin gözünden göstermek düşüncesi başarılı olmuştu.
Dergi bununla sınırlı olmayıp dönemin önemli sanatçı ve düşünürlerinin katkılarınıda sayfalarına taşımış teorik bilgileri de okurlarıyla paylaşır duruma getirmiştir.

1926 yılında Sovyetlerde Proletarskoe foto (Proletarya fotoğrafı)” ve “ Sovetskoe foto” “Sovyet Fotoğrafı” dergisi yayınlanmaya başlayınca AİZ dergisi ile ortak yayın stretejisi sürdürülmüştü.
1931-1933 yıllarında biri Proletarskoe foto (Proletarya fotoğrafı), 1942-1956 yıllarında İkinci Dünya Savaşı ve savaşın etkileri nedeniyle iki duraklama yaşandı. Yayın çizelgesi zaman zaman düzensiz olsa da, Sovetskoe foto, fotoğraf, fotoğrafik süreçler, fotoğrafik kimyasallar ve ekipmanlarla ilgili çalışmalar,  mektuplar, makaleler ve fotoğraf denemeleri içeren aylık bir dergi olarak sürdü. Öncelikle Sovyet amatör fotoğrafçılarından ve fotoğraf klüplerinden oluşan yerli bir kitleye hitap ederken, Semyon Fridlyand gibi uluslararası ve profesyonel fotoğrafçıların eserlerini de içeriyordu. Sovetskoe'nun sayfalarında, Aleksandr Rodchenko da dahil olmak üzere avant-garde fotoğraf sanatçılarının eserleri, yayınlanmıştır. 1931'de, fotoğrafçılık görevini "sosyalizm için bir silah" olarak ilan eden Rus Proleter Fotoğraf Gazetecileri Birliği'nin (ROPF) kurulması ile doruk noktasına ulaştı. Gerçekliğin yeniden inşası “Sosyalist Gerçekçilik “ anlayışı "Sovetskoe foto”nun ideolojik bakış açısını oluşturuyordu.  Dergiler başından itibaren işçi fotoğrafçılığı anlayışıyla, orta ve kuzey Avrupa ile Amerika'daki sol hareketlere kadar genişleyecek; Bu sonuçlar İspanya ve Fransa'daki Halk Cephesi deneyimlerini ortaklaştıracaklardı.  1939'da İspanya İç Savaşı'nın sona ermesiyle ve İkinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte yeni dünya düzenine karşı Sergei Tretyakov, David Seymour, Robert Capa, Paul Strand, Tina Modotti, Walter Ballhause ve Max Alpert gibi pek çok kişinin katkı ve katılımıyla  uluslar arası dayanışma güçlendirilmiştir.
İşçi-Fotoğraf Hareketi, (1926-1939) Dergiler aracılığıyla, belgesel anlatım ve işçi sınıfı bilinci arasındaki bağı gösteriyor; yeni bir politik ve sosyal idealin kurulmasında imajların önemini keşfediyor ve iktidar mücadelesinin temsil mücadelesi ile başladığını gösteriyordu.
1929 yılından itibaren oluşturulan işçi-fotoğrafçı grupları “AİZ ve Sovyet Foto”yu örnek alarak İsviçre, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Hollanda ve Büyük Britanya’da yaygınlaştı. Budapeşte, Bratislava, Viyana, Prag ve Meksikada farklı belgesel çevreler ve kısmen iyi örgütlenmiş siyasallaşmış sosyal belgesel fotoğrafçılar örgütlendi.

(Haftaya devam edeceğiz.)

SovetskoePhoto_mayakovsky

SovetskoePhoto_ fotoğrafçıları-1926-

391) 26 mayıs 2017-SOVYETLERDE FOTOĞRAF-6- Her alanda devrim


Evrensel gazetesi
Kadraj köşesi
391) 26 mayıs 2017
özcan yaman



 

 SOVYETLERDE FOTOĞRAF-6-
Her alanda devrim
“Yeni politik sorunlar,
yeni propaganda yöntemleri gerektiriyor.
Fotoğrafın, bu büyük anlatım gücü var.”
John Heartfield
1917 ekim devrimi gerçekleştiğinde çarlık Rusyasından açlık, kıtlık ve yoksulluk miras kalmıştı. Bir yandan sosyalist planlamalar ve uygulamaları hayata geçirilirken, diğer yandan halkın açlık ve yoksulluğunun önüne geçilmeye çalışılıyordu.
Dünyanın büyük devletleri başta ABD olmak üzere komünizm geliyor korkusuyla (ki Marx zaten avrupada bir hayaletin dolaştığından, komünizm hayaletinden yıllar önce uyarmıştı) baskı şiddet ve yıldırma politikalarına başlamıştı. Devrimden sonra ABD’ye dönen gazeteci John Reed yaşadıklarını ve devrimi anlatıp, belgesel yazısı ‘Dünyayı Sarsan 10 Gün’ yüzünden düşman ilan edilmişti. Gizlice Sovyetler Birliğine kaçıp ölene kadar Sovyetlerde yaşamıştı. Tüm bunlara rağmen batılı komünist, Sosyalist ve devrimciler ekim devrimini çoşkuyla karşılamışlar ve devrimin başarısı için çalışmışlardır.
Sovyetlerdeki gelişmeleri ve yaşananları dünyaya duyurmada özellikle fotoğraf önemli bir iletişim aracı olmuştu. Özellikle Lenin’in çağrısıyla açlığa karşı gıda yardımı için çalışılması gerekiyordu.
O yıllarda dikkat çeken iki isim ortaya çıkmıştır.
Bunlardan biri Armanda Hammer’dir.  “Rus göçmeni bir ailenin oğludur. Baba Julius Hammer bir sosyalisttir. ABD’de Komünist Parti’yi kurar. İsmi komünizmin sembollerini temsil eden Orak ve çekiçten gelen Armand, Columbia Üniversitesi’nde tıp okur. Hiçbir zaman doktorluk yapmayan Hammer, 1921 yılında henüz 23 yaşındayken anavatanı Rusya’yı ziyaret eder. Amacı devrimin ilk yıllarında açlık, sefalet ve hastalıktan kırılan Rus halkına yardım etmek, öncelikle Ural’da hüküm süren tifüs salgınına karşı bir hastane kurmaktır. Fakat seyahati sırasında gördüğü şey açlığın hastalıktan daha vahim bir durum olduğudur. Derhal yetkililerle görüşür, sonuç tüm nüfusun bir yıl karnını doyuracak bir milyon metreküp buğdaya ihtiyacı olduğudur. Öğrencilik yaparken babasının ilaç ve eczane işini geliştirerek kazandığı 1 milyon doları (1910’ların başındaki değeriyle) bu işe yatırır. Gönderdiği gemilerin buğdayı boşalttıktan sonra satabileceği Rus mallarıyla doldurulmasını talep eder ki bu işi sürdürebilsin. 23 yaşında genç bir adamın kapasitesini ve vizyonunu gösteren bu cüretkar girişim ödülsüz kalmaz elbette. Devrimin şaşkın ve ağır bürokrasisiyle boğuşan genç Armand, Lenin’in dikkatini çeker ve bu Rus asıllı Amerikalı tarihin akışını değiştiren bir lider tarafından görüşmeye çağırılır...” (1)
Armanda Hammer, büyük sanat koleksiyoneri olarak dünyada ‘kızıl milyarder’ olarak anılır.
Bir diğer isim ise Willi Münzenberg ; 1918’de KPD’nin (Almanya Komünist Partisi) kurucu üyesiydi. Münzenberg 2.Komünist Enternasyonel Kongresi’ne delege olarak atandı . Birinci Dünya Savaşı sırasında sık sık Lenin’i İsviçre , Zürih’teki evinde ziyaret etti .  1924’te Münzenberg, Reichstag’a seçildi ve 1933’te KPD’nin yasaklanmasına kadar  üye olarak görev yaptı. Münzenberg işçi sınıfı kökenli az sayıdaki KPD liderlerinden biriydi.
Sovyetlere yardım ve destek vermek amacıyla kurulan “Uluslararası İşçi Yardım” (IAH) örgütünün kuruluşuna destek vermek amacıyla, aylık  dergilerin çıkarılmasını sağladı. İlk olarak aylık çıkan “Orak ve Çekiç” dergisi yayınlandı. Dergide Maxim Gorki, George Bernard Shaw, Käthe Kollwitz George Grosz gibi sanatçılar yer alıyordu. Dergi sanatsal bir içerik kazandı. Yaklaşık 10.000 tirajla başlayan dergi iki yıl sonra 180.000 tiraja ulaşmıştı. Sonrasında AIZ “Arbeiter Illustrierte Zeitung” ‘Resimli İşçi Dergisi olarak dönemine damga vuran yayınlar hem batıdaki fotoğraf dünyasını hem de Sovyetlerde fotoğrafın yaşamdaki karşılığını bulduğu önemli deneyimler olarak iz bıraktı.
AIZ Foto muhabirleri yetiştirerek, işçi sınıfı ideolojisiyle donanmış, işçi fotoğrafçıların fotoğraflarını yayınlamak amacıyla başlamıştır. Değerlendirme kurulunda Aydın, sanatçı ve tasarımcılar yer alıyorlardı. George Grosz, John Heartfield, Henrich Zille ve Adolf Behne bulunuyordu. Arbeiter Illustrierte Zeitung ve derneğin kendi fotoğraf dergisinde yayınlanacak fotoğrafların oluşturulması sağlanıyordu. AİZ, aynı zamanda Anna Seghers, Erich Kaestner, ve Maxim Gorky ve Theobald Kaplan’ın hikayeleri ve şiirlerini de düzenli olarak yayınlamıştır. Bir yandan sosyalist edebiyatın ustalarından diğer yandan da Sosyalist gerçekçiliğin fotoğraf alanındaki deneysel çalışmalarından yararlanıyordu. Sınıfa seslenen bir yayın organının fotoğrafçıları da, sınıfın öznelerinden olmalıydı. Dünya fotoğraf tarihinde ilk defa işçiler kendi çektikleri fotoğrafları yine kendi dergilerinde yayınlama olanağı buluyorlardı. Berlin’de üretilen ve dernek tarafından dağıtılan dergi, 2, 000 üyeye ve 500 binden fazla tiraja sahipti. Teknik bilgi ve sergiler, organizasyonlar düzenliyordu. Öyleki mizampajıyla burjuva yayıncılık sektöründe taklit edilmiştir.  (haftaya devam edecek)









390) 17 mayıs 2017-SOVYETLERDE FOTOĞRAF-5- ve dünya sarsılıyor...

Evrensel gazetesi
Kadraj köşesi
390) 17 mayıs 2017
 özcan yaman

Kırmızı Kama ile Beyazları Vur, Lissitzky'nin propagandacılık sanatındaki en eski girişimlerinden biridir. Bolşeviklerin devrimini 1917'de gerçekleştirdikten kısa bir süre sonra Kızıl Ordu'nun desteğiyle siyasi olarak yükümlü olan bu çalışmayı yaptı. Kırmızı kama, anti-Komünist Beyaz Ordusu'na nüfuz eden devrimcileri sembolize etti.

SOVYETLERDE FOTOĞRAF-5- ve dünya sarsılıyor...

öldünüz bu kaçınılmaz savaşta
özgürlüğü için, onuru için halkın.
canınızı, canınızdan çok sevdiklerinizi verdiniz
çok çektiniz korkunç zindanlarda
zincirlere bağlanarak gittiniz sürgünlere

taşırken zincirleri, sızlanmadınız, unutmadınız acı çeken kardeşlerinizi;
adalet daha güçlüdür kılıçtan çünkü
çektiklerinizin hesabı sorulacak bir gün.
vakti geliyor, istibdat yıkılacak, ayaklanacak halk, büyük ve özgür.

hoşçakalın kardeşler, soylu bir yol seçtiniz,
söz veriyoruz mezarlarınızın başında dövüşmeye; çalışmaya, mutluluğu için halkın.

                                                                                                                        John Reed

Dünyayı Sarsan On Gün’  (Sayfa 142 - yordam kitap)

 1920’li yıllar genç sovyetlerin yeni bir dünyanın kurulmasında fotoğraf ve sinemanın önemini bilerek, hem teknolojik hem de eğitim alanında yatırımların yapıldığı yıllara denk gelmektedir. Bu dönemde çarlık diktatörlüğüne karşı olan ve devrimi büyük bir çoşkuyla karşılayan bilim insanları, sanatçı/fotoğrafçı birer aktivist ve militan olarak devrime güç vermişlerdir. Aristokratlar içinde yer edinmiş bazı sanatçı/fotoğrafçılar  çıkarlarına uymadığı için devrimden kaçmış, batıya sığınmışlardır. 1905 Rus-Japon savaşı ve  yaşanan halk ayaklanması 1914-18 birinci paylaşım savaşları Rus halkını canından bezdirmiş. çarlığın savaşlarda askerleri bir hiç uğruna öldürtmesi halkın açlık ve sefalete sürüklenmesi paylaşım savaşından Rus halkına düşen pay olmuşken, bir başka dünyanın kurulabileceğini Lenin göstermiştir. Burada Sovyet devrimine girecek değilim fakat Lenin’in önderliğinde günün şartlarına uygun geliştirilen stratejiler 1917 yılında Bolşeviklerin galibiyetiyle Ekim devriminin zaferiyle sonuçlanmıştır. 

Nihayet Paris komününden 46 yıl sonra Rusya’da Sosyalist devrim gerçekleştirilmiştir.

“Dünyayı Sarsan On Gün”

Devrim yıllarının canlı tanığı olan Amerikalı gazeteci ve yazar John Reed; “Dünyayı sarsan 10 gün” isimli belgesel romanını yazmış, Genç Sovyetlerde devrimin başarısı için çalışırken hayata gözlerini yummuştur. Cenazesi devlet tarafından kaldırılmış ve Kremlin Kızılmeydana gömülmüştür. John Reed’in tanıklığı ve dökümanter film ve fotoğraflar bir araya gelince 1917 Ekim devrimi belgesel bir hikayeyi tamamlamıştır.
Sinema ve fotoğraf alanında başta Sergei Eisanstein, Grigori Aleksandrov. Alexandre Dorn, Petr Nowichiy, Alex Saweljiev,  ve isimleri bilinmeyen birçokları Sovyet devrimini belgelemişlerdir.
1896-1917 yıllarına ait gerçek görüntüleri çeken Sergei Eisanstein, Grigori Aleksandrov dünya sosyalist kültürüne büyük miras bırakmışlardır. Sergei Eisanstein, Grigori Aleksandrov 1925’te 1905 ayaklanmasını anlatan “Potemkin Zırhlısı” filmini pek çok sahnesini gerçek çekimlerden kullanarak yapmışlardır. 1926 yılında ise” Oktaber/Ekim” filmi gerçekleştirilmiştir.  Bu filmler dünya sinema tarihinin sessiz sinema döneminin şahaserleri olarak anılmaktadır.
1967 yılında “Dünyayı Sarsan 10 Gün” filmi John Reed’in kitabından seneryolaştırılarak yönetmenliğini Grigori Aleksandrov’un yaptığı  Sovyet Devrimi’nin canlı tanıklığını yapan sarsıcı bir yapımdır. Bu filmde, gerçek tanıklar ve görüntülerle, Rus tarihinin Çarlık despotizminden Bolşevik Devrimi’ne doğru akan zaman dilimindeki tüm evreleri ve olayları anlatılmaktadır. Filmde, Çarlığın baskı ve zorbalığı, halkın durumu, saray entrikaları, Rasputin, Kanlı Pazar, sosyal demokratların tarihsel işlevi, Menşevikler/Kerenski, Lenin, teorisi ve işçi sınıfı, Bolşevik Partisi eşittir devrim denklemi yer almaktadır. Filmde bir çok sahne olaylar gerçekleştiği sıralarda çekilen gerçek görüntülerden, özellikle “Potemkin Zırhlısı” ve “Oktaber/Ekim” filmlerinden  eklenmiştir.  Bu yapımın İngilizce kopyası ünlü sanatçı Orson Welles tarafından seslendirilmiştir.  

1981 yılında Warren Beatty'in yönettiği, Warren Beatty, Diane Keaton, Jack Nicholson'un başrollerini oynadığı ve 1981 yapımı John Reed’in hayatını 1917 devrim süreciyle anlatan “Reds / Kızıllar” En iyi yönetmen oscar’ını almıştır.
Daha sonra 1982 yılında  SSCB, Meksika ve İtalya ortak yapımı olarak, yönetmen Sergey Bondarçuk tarafından  yeniden çekilen “Dünyayı Sarsan 10 Gün” filminde Franco Nero, John Reed’i canlandırmıştır.

Sanatçılar Sosyalist devrimi sokak gazeteleri ve Afişlerle halka anlatıyor.
İlerde bahsedeceğimiz Alexander Rodchenko,Vladimir Tatlin, El Lissitzky, Kazımir Maleviç ve Wasily Kandisky gibi dünya sanat tarihini değiştiren büyük sanatçılar fotoğraf, resim ve heykelleriyle sokak ve sanat diye niteleyebileceğimiz propaganda da sanatı kullandılar. Ayrıca  dünya sanat tarihine damga vuracak izleride bıraktılar. Devrim zamanlarında birer militan olarak ürettiler... (devamı haftaya)

.....



 
Alexander Rodschenko: Leningrad Devlet Yayınevi için yapılan poster tasarımı. Kompozisyon fotomontajın (fotoğraf ve metin kombinasyonu) tipik bir örneğidir.  Açık bir şekilde politik devrimin amaçlarını destekliyorlar.

























Reds-kizillar filmi afişi                                                            Dünyayı sarsan on gün film afişi





Alexander Rodschenko tarafından yapılan potemkim zırhlısı afişi


potemkin zırhlısı filminden etkili bir kare


389) 12 mayıs 2017-SOVYETLERDE FOTOĞRAF-4-“Ve Sovyetlerde Fotoğraf”

Evrensel gazetesi
Kadraj köşesi
389) 12 mayıs 2017
 özcan yaman



SOVYETLERDE FOTOĞRAF-4-“Ve Sovyetlerde Fotoğraf”

“Deklanöre her basışımızda,
parmağımızın katkısını, kültürel gelişimdeki rolümüzü düşünelim.
Bir canlıyı okşar gibi fotoğraf makinamızı kullanalım...”
Özcan Yaman

1900 lü yıllara gelindiğinde dünyanın siyasal ve ekonomik dengesi bozulmuş, her yerde kaos yaşanıyordu. Görüntülenen ilk savaş olması bakımından ‘Kırım savaşı 1855 ve İngiltere, Roger Fenton’la aynı zamanda ilişkilendirilmiş (empeded) gazetecilik örneğini sergilemişti. Rusya’da çarlığın sonunu getiren özellikle 1904-1905 Rus-Japon savaşı ile 1. dünya paylaşım savaşları olmuştur. Dünya ekonomik krizinin sömürgecilikle imtihanı olan savaşlar koskoca çarlığın yıkılmasını sağlarken, dünya halklarına bir devrim manifestosunun bırakılmasını sağlamıştır. Fotoğrafın işlevi bu dönemde genç Sovyetlerin kullandığı etkin bir araç halını almıştır.
Rusya’dan Sovyetlere geçişi Mehmet Özer “SOVYET FOTOĞRAFÇILIĞI” yazısında çok güzel anlatıyor. Mehmet Özer’den devam edelim; 
“ 1904-1905 Rus-Japon savaşında çekilen fotoğraflar savaş fotoğrafçılarına ilham kaynağı oldu. I. Dünya Savaşı yıllarında, fotoğraf sansürleniyor, gerçek hayatla ilgili haberler yerine, Çar'ın "ululuğu" üzerine methiyeler yazılıyordu Bazı dergi ve gazetelerde ise, "Küçük Ateş", "Kıvılcım" ve "Rusya'nın Güneşi" adlı fotoğraflar yayınlanıyor ve ülkenin gerçek durumu anlatılıyordu. Savaş sırasında silah bırakarak muhabirlik yapmaya başlayanlar, daha sonra Ekim Devrimi'nin fotoğrafçısı ve sinemacıları olacaklardı. Bull kardeşler, Alexandre Dorn, Petr Nowichiy, Alex Saweljiev gibi isimlerin de aralarında yer aldığı bu fotoğrafçılar, devrimin fotoğraflarını çekeceklerdi.
Lenin; "Susmayan ve ülkeyi terk etmeyen herkesi, ressamlar, yerbilimciler, fotoğrafçılar, amatör ve profesyonel muhabirleri." Ekim Devrimi'ne katılmaya çağırıyor, "Objektifle çok güzel tarih yazılır çünkü bu açık ve anlaşılırdır. Hiçbir ressam bir fotoğrafçının gördüğünü keten beze aktaracak kadar yetenekli değildir" diyordu.
Lenin, devrimden hemen sona, Lunaçarski'ye fotoğrafçılığa özel önem vermesini tavsiye etmiş; fotoğrafçılığın, gelişen olaylar hakkında Sovyet yurttaşlarının bilgilendirilmesinde çok önemli olduğunu söylemiştir.
Açık ki Lenin, fotoğrafı salt bir kayıt aracı olarak değil, görsel olarak biçimlendirmiş politik propaganda aracı olarak da değerlendiriyordu. Sovyet iktidarı, bu "politik yazarlığın" oluşmasına özel çaba göstermiştir. Devrim yıllarında genç Sovyet iktidarının ihtiyacını karşılayacak kadar fotoğrafçı yoktu. 1917 yılının Aralık ayında, fotoğrafçılık ve sinema özel birimi oluşturuldu. 1918 yılında Petersburg'da Fotoğrafçılık Yüksek Enstitüsü açıldı.
Fotoğrafçıların ve fotoğraf malzemesi satanların birçoğu devrimin ilk günlerinde ülkeyi terk etmişlerdi. İşte bu Enstitü'de devrime bağlı genç fotoğrafçılar büyük zorluklarla yetişiyordu.
1918 sonbaharında Moskova ve Petersburg'da toplumsal gelişmeleri, politik süreçleri çekmekle görevli özel birimler oluşturuldu. 27 Ağustos 1919'da Lenin, fotoğrafçılık endüstrisi ve işletmelerini Kültür İşleri Halk Komiserliği'ne devreden bir kararnameyi imzaladı. Bu tarih Sovyet fotoğrafçılığının resmi başlangıcı olarak da kabul edilmektedir.
Ağır ekonomik koşullar ve yokluk içindeki ülkede fotoğraf hızla yayıldı, sokakları galerilere dönüştüren sergiler açıldı. Kent merkezlerinde "propaganda vitrinleri" oluşturuldu. Fotoğraflar, trenler ve vapurlarla tüm ülkeyi bir uçtan bir uca gezdi, yurttaşları bilgilendirdi ve Sovyet iktidarına sahip çıkmaya çağırdı. Artık, fotoğrafsız bir etkinlik düşünülemezdi.
Sovyet tarihçi Sergey Morosow bu dönemi, "Sovyet fotoğrafçılığnını dünya fotoğrafçılığının en tepe noktasına büyük yükseliş dönemi" olarak tanımlamaktadır. Modern fotoğrafçılığın temelleri burada atıldı. Fotoğrafa dekoratif bir amaç yerine, sosyal bir amaç yükleyen Alfred Stieglitz, Jacob Riis, Lewis Hine'ın çalışmalarıyla, fotoğraf sanatı da sınıflar mücadelesinde kullanılan bir olanak halini aldı. Onlar, fotoğrafın eleştiren, yargılayan bir gücü olduğunu gösterdiler. Onlar, fotoğrafçılığın yalnız kalan yön vericileriydi. Sovyetler Birliği'nde fotoğraf çalışmaları, sosyalist iktidar tarafından bizzüt örgütleniyor ve teşvik ediliyordu.
Gelenekleri yıkın! İnsanları ve nesneleri oldukları gibi fotoğraflayın!
Yeni hareketin anlamı buydu. Toplumdaki devrim, sanattaki devrimle pekiştiriliyordu.
Fotoğrafta daha önce bir tarz gibi duran durgunluğun yerini dinamik ve hareket alıyordu. Yalnızca güzelliğe dayanan bir amacın yerine, gerçeğin kendisi. Yapmacık şekillerde ve taklitçilik yerine sağlam ve tekrarlanmayan anların güzelliği ön plana çıkıyordu.”
(Haftaya devam edecek...)








 

FOTOĞRAFLARA NOT:
1905 – 1917 döneminde devrim sürecine katılan fotoğrafçılar her anı görüntülemeye çalışmışlardır. Kışlık sarayın yıkılmasından, halkın yaşamına ve komünist partinin çalışmalarınının halka ulaşmasında aracılık yapmışlardır. Anonim olan bu fotoğrafların bir çogunun fotoğrafçıları bilinmemektedir. Fakat gety imaj gibi bir çok fotobanklar tarafından satılmaktadırlar. O yıllarda film olarak çekilen görüntülerden de kareler fotoğraflar şeklinde kullanılmaktadır. Özellikle devrimin ilk yıllarında 1920’lerde fotoğraf ve sinemaya parti desteği gelmiş ve akademik eğitim başlamıştır.